»¦« Evrimcilerin İtirafları - İlk Hücre Çıkmazı Konusuna Ait Bilgiler »¦«
Şu Anda Bu Konuya Bakanlar
Bu Konuyu görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi
Konudaki Cevap Sayısı
0 Kere Cevap Yazılmış
Konuyu Başlatan Üye
Konuyu OĞuZhaN Başlatmış
Görüntülenme Sayısı
Bu Konuya 57 Kişi Bakmış


Mesaj Önizleme 
 
Konuyu Değerlendir
  • 0 Oy - 0 Ortalama
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Evrimcilerin İtirafları - İlk Hücre Çıkmazı
Yazar Mesaj
OĞuZhaN Çevrimdışı
ADMIN®
*********
Yöneticiler

Mesajlar: 3,721
Katılım: Jan 2008
Karma Puanı: 404
Mesaj: #1
Evrimcilerin İtirafları - İlk Hücre Çıkmazı
Evrimcilerin İtirafları - İlk Hücre Çıkmazı


Evrim teorisinin gerçek olamayacağı zaten ilk basamakta belli olmaktadır, hücre nasıl ortaya çıktı? Bu sorunun cevabı, evrime göre basit sıradan bir açıklamayla "tesadüf"tür.

Peki hücre bu kadar basit midir? Eğer hücrenin meydana gelişi bir rastlantıysa neden dünya üzerindeki hiçbir insan, bütün teknolojiyi ve laboratuvarları kullanarak tek bir hücre bile yapmayı başaramamıştır?

Birçok bilim adamının bu konudaki açıklamaları evrimin bu konuda ne kadar aciz olduğunu göstermektedir...

Bunlara birkaç örnek verelim.

Evrimci bir bilim adamı olan W. H. Thorpe,

"Canlı hücrelerinin en basitinin sahip olduğu mekanizma bile, insanoğlunun şimdiye kadar yaptığı, hatta hayal ettiği bütün makinelerden çok daha komplekstir." (W.R. Bird, The Origin of Species Revisited, Nashville, Thomas Nelson Co., 1991, s.298-99) diyerek bu kompleksliği kabul eder.


Chandra Wickramansinghe

(Wickramansinghe Cardiff Üniversitesi'nde, Uygulamalı Matematik ve Astronomi profesörüdür):

... Hayat tesadüfi bir başlangıca sahip olamaz. Evrende var olan bütün maymunları birer daktilonun başına oturtsanız ve bu maymunlar rastgele daktilonun tuşlarına bassalar, bu maymunlardan birinin bile Shakespear'in bir çalışmasını oluşturmaları kesinlikle imkansızdır. Hatta pratikte yanlış denemelerin konması için gereken çöp kutularının yetmemesi sebebinden dolayı da bu imkansızdır. Aynısı canlı maddeler için de doğrudur. Hayatın cansız maddeden kendi kendine oluşma olasılığı için 1 sayısının yanına 40.000 sıfır koyun. İşte hayatın cansız maddeden kendi kendine oluşma olasılığı bu sayıda bir ihtimaldir? Eğer insan, sosyal inançlardan dolayı veya "bilimin evrime inanması gerekir" şeklindeki eğitiminden dolayı ön yargılı hale gelmemişse bu basit hesap Darwin'i ve tüm teoriyi gömmek için yeteri derecede olanaksız bir sayıdır. Ne bu gezegende ne de bir başkasında, hiçbir ilkel çorba yoktu ve eğer hayatın başlangıcı rastgele değilse, o zaman belli bir amaca yönelik bir aklın ürünü olmalıdır. (Sir Fred Hoyle-Chandra Wickramasinghe, Evolution from Space, New York: Simon and Schuster, 1984, s. 148)


Michael Pitman

(Ünlü biyokimyacı. Enzimlerin tesadüfen oluşamayacak kadar kompleks bir yapıya sahip olduklarını şöyle hesaplıyor):

Bilindiği üzere evrende 1080 kadar atom var ve Big Bang'in patlamasından bu yana 1017 saniye geçti. Yaşamın devam edebilmesi için de 2000 tane temel enzime ihtiyaç var. Bu enzimlerden bir tanesinin bile tesadüfen oluşması için 1020 den daha fazla bir olasılık gerekir. Bütün hepsinin tesadüfen oluşması için ise 1040000 ihtimal de bir ihtimal oluşmalıdır. Böyle bir ihtimalin oluşması için bütün evrenin organik bir çorba olduğunu düşünsek dahi bu imkansızdır. (Michael Pitman, Adam and Evolution, 1984, s. 148)



Prof. Dr. Ali Demirsoy
(Biyolog, Hacettepe Üniversitesi):

Özünde bir Sitokrom-C'nin dizilimini oluşturmak için olasılık sıfır denecek kadar azdır. Yani canlılık eğer belirli bir dizilimi gerektiriyorsa, bu tüm evrende bir defa oluşacak kadar az olasılığa sahiptir denebilir. Ya da oluşumunda bizim tanımlayamayacağımız doğaüstü güçler görev yapmıştır. Bu sonuncusunu kabul etmek bilimsel amaca uygun değildir. O zaman birinci varsayımı irdelemek gerekir... Sitokrom-C'nin belli bir aminoasit dizilimini sağlamak, bir maymunun daktiloda hiç yanlış yapmadan insanlık tarihini yazma olasılığı kadar azdır (maymunun rastgele tuşlara bastığını kabul ederek). (Prof. Dr. Ali Demirsoy, Kalıtım ve Evrim, Meteksan Yayıncılık, Ankara, 1995, Yedinci Baskı, s. 61)


Alexander I. Oparin
(Rus evrimci):

Maalesef hücrenin meydana gelişi evrim teorisinin bütününü içine alan en karanlık noktayı oluşturmaktadır. (Alexander I. Oparin, Origin Of Life, (1936) New York, Dover Publications, 1953 (Reprint), s.196)


Hoimar Von Ditfurth:

Hücre, daha doğduğu anda gerekli miktarda enzime sahip olmuş olmalıdır, yani atmosferin oksijeniyle burun buruna gelmeden önce. "Salt rastlantı" sonucu ortaya çıkmış böyle bir uyum, gerçekten de mümkün müdür? Bu bütün biyolojik evrimin en temel sorusudur. Bu soruya verilen yanıta göre düşünürler de öbeklere ayrılırlar. Bu soruya "evet mümkündür" yanıtı vermek modern doğa bilimine olan inancı doğrulamak gibi bir şeydir. Biraz kötü niyetli ifade etmek istersek şöyle de diyebiliriz: Modern doğa bilimden yana olan kimse, bu soruya 'evet'le yanıt verme ötesinde bir seçeneğe sahip değildir. Çünkü doğa olaylarını anlaşılır yollardan açıklamayı kendine hedef kılmış, bunları, doğaüstü müdahalelerin yardımlarına başvurmadan doğruca doğa yasalarına dayanarak türetmeyi amaçlamıştır.

Ama işin burasında, olup biteni doğa yasalarıyla, dolayısıyla "rastlantı" ile açıklaması, söz konusu kimsenin köşeye sıkışmışlığının belirtisidir. Çünkü bu durumda rastlantıya inanmasın da ne yapsın? Evrimin gelişmeye devam etmesini sağlamak bakımından elinde sadece tek bir "soluyabilen" hücre bulunmuş olmasını doğa bilimsel anlayışa ters düşmeden başka türlü açıklamak nasıl mümkün olabilir ki?

Oksijene uyum sağlayabilecek tek bir hücrenin, tam o kaçınılmaz biçimde gerekli olduğu anda ortaya çıkmış oluşunun, sadece anlamlı bir olayla kalmayıp, bu karmaşık kimyasal tepkimenin yeryüzündeki hayatın devamı bakımından kesinlikle vazgeçilmez oluşunu, bilimsel bir yoldan açıklamak istiyorsak, rastlantı kategorisine başvurmaktan başka çaremiz var mı ki?..

Ama işte belli bir amaca hizmet edici rastlantıların böyle üst üste birikmesi de, bizim inandırıcılığımızı tartışılır hale getirmektedir. (Hoimar Von Ditfurth, Dinozorların Sessiz Gecesi 2, s.64)


Yukarıda okuduğunuz açıklamaları yapan kişiler, hayatlarının 30 hatta 40 yılını evrimi kanıtlamak için harcayan bilim adamlarıdır, fark edeceğiniz gibi evrimi savunanlar bile hücrenin tesadüfen oluşamayacak bir yapı olduğunu kendileri itiraf ediyorlar.

Evrimcilerin tüm çabalarına rağmen, bilimin ışığındaki tüm araştırmalar ve deneyler göstermektedir ki Hücredeki bu mükemmel dizayn Tesadüfen oluşamaz, Hücre YARATILMIŞTIR.






OGuZhaNHERŞEY PAYLAŞILDIKÇA KÜÇÜLÜR PAYLAŞILDIKÇA KÜÇÜLMEYEN AKSİNE BÜYÜYEN TEK ŞEY SEVGİDİR... [TRKFORUM.NET]


Linkleri Görüp Sitemizi Sorunsuzca Görüntülemek İçin Lütfen Üye Olunuz .

01-29-2008 04:32 PM
Kullanıcının websitesini ziyaret et Bu kullanıcının gönderdiği tüm mesajları bul Bu mesajı bir cevapta alıntı yap
Mesaj Önizleme 


Benzer Konular...
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  HÜCRE VE HÜCRE BÖLÜNMELERİ OĞuZhaN 0 83 03-28-2008 10:50 PM
Son Mesaj: OĞuZhaN
  Canlılık ve Hücre (Konu Anlatımı) OĞuZhaN 0 450 01-29-2008 03:31 PM
Son Mesaj: OĞuZhaN

Foruma Git: